TÜROFED YK Başkanı Sururi Çorabatır ile EMITT ve Türkiye Turizminin 2022 Yılı


Dünyanın en büyük 5 turizm fuarından biri olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, EMITT, Şubat 2022’de 25. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Fuar tarihi yaklaşırken, EMITT’in uzun süreli iş ortaklarından biri olan Türkiye Otelciler Federasyonu’nun (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Sururi Çorabatır ile turizm sektörü ve EMITT hakkında derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdik.

Turizm sektöründe 2022 yılına ilişkin beklentileriniz neler? Türkiye'nin mevcut payını artırmasına yönelik neler yapılabilir?
Hepimizin bildiği gibi turizm, pandeminin en çok etkilediği sektörlerin başında geliyor. Pek çok sektör aradan geçen bir yılı aşkın süreden bu yana salgınla gelen yeni şartlara alışırken, turizm dünya çapında sancılı bir süreçten geçti ve geçmeye de devam ediyor. Her ne kadar aşılamanın da artmasıyla 2021 yılı sezonunu 2020 yılına oranla daha iyi geçirmiş olsak da arzu ettiğimiz rakamlar 2019 yılı rakamları. 2022 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığının öncülüğünde tüm sektör bileşenlerinin güçlerini ortaya koymasıyla ve hastalığın ve aşılamanın da seyriyle Avrupa ve dünyada seyahat kısıtlamalarının azalmasını ve böylece çok daha iyi bir turizm sezonu geçireceğimizi tahmin ediyoruz.

Turizm sektöründe ne gibi yenilikçi ya da çeşitlendiren yaklaşımlar ile gelişim sağlanabilir? 
Pandemiyle birlikte ziyaretçilerimiz artık tatil seçimlerinde sağlık ve hijyene eskisinden daha fazla önem veriyorlar. Pek çok sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de tüketici alışkanlıklarında büyük değişimler yaşanıyor. Kalabalıktan uzak, sakin, doğayla iç içe ve kültürel rotalara daha çok zaman ayrılmış tatil seçimlerinde artış olduğunu gözlemliyoruz.  Yatçılık, karavancılık, kampçılık, kültür turizmi gibi yoğunluğu olmayan aktivitelerin tercih edildiğini görüyoruz. 

Sizin bu zor dönemi atlatmaları için turizmcilere önerileriniz nedir? 
COVID-19 sonrasında tur operatörleri daha talepkar hale geldi ve geliyor. Bu kapsamda, rezervasyonlarda ve fiyatlarda esneklik sağlayarak, iptal değişiklikleri ve iadeleri kolaylaştırma yöntemiyle güven inşa edilmesi, turizm ürün ve hizmetlerinin ve geleneksel pazarlama yöntemlerinin yeniden düzenlenmesi geçirdiğimiz bu dönemde olmazsa olmazlardandır.
Artık sürdürülebilirliği sağlamak açısından, tek pazar satışlarından uzak durup, hem pazar çeşitliliği hem de sattığımız hizmetlerin çeşitlendirmesine önem vermeliyiz.  Yüksek maliyetten kaçınıp, israfı önlememiz temel hedefimiz olmalıdır.  Online satışa yönlenmemiz ve bu alana yatırım yapmamız geleceğimiz açısından kaçınılmaz görünmektedir.
Bu dönemde kaybettiğimiz personeli yerine koymak bizi oldukça zorlayacaktır. Bu alanda işletmecilerin birbirleriyle rekabet yerine iş birliği yapmaları kendi yararlarına olacaktır.

Yabancıların Türkiye’de tatil yapmalarının güvenli olduğunu anlatmak için yurt dışında ne gibi iletişim çalışmaları yapılmasını önerirsiniz?
Kültür ve Turizm Bakanımızın öncülüğünde başlatılan “Sağlıklı Turizm Sertifikası” için aylarca çalışmalarımızı sürdürdük ve çabalarımız karşılığını veriyor. Şu an otellerimizde uygulanan Covid-19 tedbirleri rakip ülkelerimizin çok çok üzerinde. Ayrıca Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile ülkemizin yurt dışındaki tanıtım çalışmaları da son hızla devam ediyor.
Yoğun olarak yapılan bilgilendirme organizasyonları sayesinde bu konuda yetkin olduğumuzu hedef pazarlarımıza göstermiş durumdayız. Bu konuda genel bir kabul de oluşmuştur.
Ülkemizde bulunan büyükelçiliklerle yakın iş birliği içinde tanıtma programları yapılmıştır. Ayrıca Pazar ülkelerinin temsilcileri ülkemize gelip inceleme yapma olanağı bulmuşlardır.

Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli ile önümüzdeki 5 yıl içerisinde bölge ve dünyada bu alanda nasıl bir gelişim göstermesi öngörülüyor?
Ülkemiz sağlık altyapısıyla pandemi sürecinde iyi bir sınav verdiği gibi, tüm dünya üzerinde de iyi bir imaj oluşturmayı başarmıştır.  Sağlık turizmimiz, ülkemizin bulunduğu konum nedeniyle iyi bir ivme yakalamıştı. Avrupa’dan, Rusya’ya, Afrika ülkelerinden Orta Doğu ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyordu. Pandemi nedeniyle bu ivmede gerileme olmuştur. Ancak pandeminin etkisinin kalkmasıyla bu alanda hızlı bir geri dönüş sağlanacaktır.
Yeni dönemde ülkemizin arz kapasitesi nedeniyle özellikle yaşlı bakımı ve emeklilere hizmet gibi alanlarda özellikle ölü sezonlarda yoğun bir talep göreceğimizi öngörüyorum.
Rekabetçi fiyatlarımız nedeniyle önümüzdeki dönemlerde sıkıntı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz.

Türkiye’nin her başlığı ile turizm konusunda bir destinasyon olmasında ulaştırma, sağlık gibi altyapı yatırımlarının nasıl bir etkisi var? Devletin, ilgili bakanlıkların ve belediyeler ile sorumlu kamu kurumlarının adımlarını, turizmin bütünsel kalkınmaya destek vermesi açısından yeterli buluyor musunuz?
Ülkemiz 4 saatlik uçuşla 1 milyar, 6 saatlik uçuşla 2 milyar nüfusa ulaşabilmektedir. Bu büyük bir ayrıcalık ve kolaylıktır. Ayrıca THY’nin küresel çapta bir havayolu olması bizim işimizi kolaylaştırmaktadır. Afrika’yı Amerika’ya, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan ve yoğun uçuş programı olan milli havayolumuz bizim en büyük güvencemizdir.
Diğer yandan çift şeritli karayollarımız ile hızlı demiryolu hatlarımız rekabetçi olmamızı sağlamaktadır. Bunun yanında ana destinasyonlarımızda alt yapı eksikliğinin olmaması turizmimizin bu günlere gelmesini sağlamıştır.  Gelişmiş 20 ülke ekonomisi içinde olmamıza karşın dünya sıralamasında turizmde ilk altıdayız.  Bu başarıya yıllardır turizmde alt ve üst yapıya kamunun yaptığı destekler sayesinde ulaştığımızı belirtmek isterim.
Devlet özel sektör iş birliği modelinin sürdürülmesi halinde dünya turizm pazarında önemimiz daha da artacaktır.

EMITT’in Türkiye turizmcileri için bugüne kadar (ya da son 5 yılda) yarattığı katma değerleri nelerdir, oluşturduğu yatırım ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fuarcılık turizm sektörünün olmazsa olmazlarından ve federasyon olarak, dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri olan EMITT fuarının da iş ortağı olmaktan mutluluk duymaktayız. Ayrıca, turizmi ilgilendiren, turizme yön veren ve turizme pencere açan tüm fuarları da destekliyor, üyelerimizin katılımlarının önemini her platformda belirtiyoruz.
EMITT üyelerimizle bir araya gelme, yüz yüze görüşme fırsatı yaratması açısından çok önemli bir platformdur.  Ayrıca fuarda yapılan etkinlikler sektör dışından kişilerle de bir araya gelmemiz açısından önem taşımaktadır.
Diğer yandan yabancı katılımcılarla yapılan görüşmeler ülkemizin tanıtımı açısından çok önemlidir.

EMITT gastronomi turizmi ve yerel turizmlerin gelişmesine nasıl katkılar sağlamıştır?
Gastronominin turizm hareketliliğinde cazibe unsuru oluşturduğu, destinasyonların tercih edilmesinde, pazarlanabilirliklerinin arttırılmasına katkı sunmasında rolünün büyük olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Ülkemiz için de çok önemli bir alternatif turizm çeşididir.
Bu kapsamda turizm ile ilgili çalışmalar yapılmaya, gastronomi haritaları oluşturulmaya başlandı. Fuarlar, festivaller ve ilgili organizasyonlarla geniş kitlelere ulaşılması önemli olduğu gibi bunun EMITT gibi uluslararası ses getiren ortamlarda gastronomi kültürümüzün küresel pazarda sunulacak halde tasarlanması oldukça önemlidir. Bu alanda fuar süresince yapılan etkinlikler önemli olmaktadır.

*Röportaj uzunluk ve açıklık adına bir miktar düzenlenmiştir. 

Eğer markanızı büyütmek, yeni müşteriler kazanmak ve pazardaki bilinirliğinizi artırmak istiyorsanız, olmanız gereken adres EMITT 2022. Katılım seçeneklerinizi görüşmek için bugün bize ulaşın.  
 
STANT REZERVASYONU
Geri